7 Eylül 2026 Pazartesi
DOKUZ SARAN !!!!!!!
Bayramın ilk gecesiiii.....Bizdeydik..Keyifle...
Basri,Ersin,Tanya,Sinanoş,Filiz'im,Aloş,Zeyno ve tabiki Aliş....
Resimlerde sıkışıp kalamayacak kadar güzel bir geceydi.Uzun zaman sonra böyle bir arada olmayı özlemişiz. Bol alkolden sonra şimdi pek isim vermek doğru olmaz,ailemizin erkekleri ,son heceleri uızzz,vıyuz gibi biten, türkçeyi andıran bir dille konuşmaya başlamış olsalar da ,biz Saran kadınları artık bu dili çözdüğümüz için,anladık ne dediklerini,anlattık dediklerimizi...
En en büyük Saran(ağır abi) bütün gece herkese bir ötekinin ismi ile hitap etti,hatta bir ara öyle azıttı ki ,Aloş'a önce Ayşe,sonra Leyla (ki biz bu ad da kimseyi valla tanımıyoruz)sonrada ''sen de kimsin ya '' dediiiii..Şimdi bu ne demek: Çok çok şarap...Çok çok votka..Çok çok whisky...Demek...Hepsi arka arkaya demekkkk..Ne o gözleriniz yerinden mi fırladı..Hayret birşey valla..Yahu biz Saran'ız...Biz de güzel yenir,güzel içilir..Güzel müzik dinlenir..Herkes o söylenmesi yasaklanmış şeyden olur..Ama keyifle.Kahkahalarla..Gırgırlaaa...
Ahhhh ahhhh !!! Basri'ciğimin bu kadar keyiflenmesini özlemişim..Ersin'ciğimle böyle geçirdiğimiz hoş geceleri özlemişim..Ben ailemin hep bir arada olmasını özlemişim !!!!!
fulya
SABAH SENDROMU
Bayram bitti....
Bu ne demek oluyorrr...Okullar açıldı..Bu ne demek oluyor...Fulya için kalk borusu 06.30 da çalıyor demekkkk. Of Of Offfff..
Aman tanrım !! Bu sabah ne zor kalktım yaa.Saat çaldı çalmasına da iki kere duymamazlıktan geldim,meret 5 dk da bir tekrara ayarlı...O 5 dk lar arası uyku ne güzel yarabbi..Uzun metrajlı rüya bile görüyorum...Neyse fırladım yataktan,bir ayağımda terlik var ama ötekini giymeyi unuttuğumu tuvalette farkına vardım.Ayol tek terlikle olurmu !!Koşar öteki tekini de giyersin,terliksiz olmazzzz..Kulağı çınlasın babam,küçükken terliksiz gezdiğimde ''onları ayağına dikeceğim'' diye korkuturdu..Ordan alışkanlık kaldı ..Ne me lazım,gelir diker filan !!!Neyse Efe'yi kaldırırsın..Allahtan Efe benim gibi değil ''kalk'' deyince fırlıyor yataktan..Artık o nasıl bir kalk komutuysa...Yedirirsin,giydirirsin,doğru arabaya ve en nihayet okula bırakırsın...Ohhh, oğlan derse yetişti.Döner eve gelirsin..O uykulu halde başlarsın 5 katı çıkmaya...Bitmez o merdivenler..Dördüncü katta artık tıslar gibi ''İmdat'' demeye çalışırsın,tık nefes eve varırsın..Gözümde kuş tüyü yastıklarım,yorganım,sıcacık yatağım...Ama anahtarı kapının kilidinde çevirdiğim an da birşeyler oluyor bana..Cin kesiliyorum...Herşey ters bende..Ayol eve gelmişsin,iş miş yok..Yatıp zıbarsana beeee...Ne mümkün !!
Yaparsın kendine şöyle güzel bir kahve..Yakarsın bir sigara..Bir kahve yetmez bir tane daha....
Kafein ve nikotin tutkusu bu...Bismillah güne başlarsın..Artık o gün sana ne getiriyorsa onu yaşarsınnnnnn.....
Aslında günün devamında da neler olacağını biliyorum..Artık otomatiğe bağlandı hayat....Monotonluk bu olsa gerek..Vay canına yandığımın ...
fulya
ARADAKİ FARK
Ruh güzelliği...
Epeydir taktım bu lafa...''Ya fiziği hiç önemli değil,ruhu güzel olsun''derler.Yok böyle bir şey ya!!! Kimsenin dönüpde ruh muh güzelliğine baktığı yok,o iş M.Ö de kaldı..
İnsanın tabiki ruhu güzel olsun,ama görünüşü de gözü okşa sa kötü mü ?Bırakın başkasının ne düşündüğünü ,kendimizden paye biçelim..Biraz yaşlanalım,aynaya bakmaya dayanamayız..''Öff kaşlar düştü,öff yanaklar çöktü..Aman allah'ım çok kilo aldım''.Bu liste uzar da uzar..
Her yaşta kendimizde gıcık edecek bir kusur buluruz.Amma bir de yaş iyiden iyiye alıp başını sürtmeye çıkınca,vay halimize.Oturulur gece yarısı Dr 90210 da estetik ameliyatları seyredilir,hayaller kurulur ve sonunda alırız soluğu bir estetikçide..Pamuk eller cebe...Doktor ya seni birazcık toparlar ya da b.ka benzetir.. Eğer b.ka benzetirse yedin b.ku...Telafisi yokkkk..İşin tuhafı ,aynaya baktığımızda da yediği haltı görmeyiz..Para verdik çünkü.Şeytan gibi kaşlarla,ağzımıza girecek gibi balkonlarımızla dolaşırız dururuz.Ama bu işi kıvırırsa da amaninnn,ne hoş olur değil mi..Birden bire 10 yıl geriye gitmişsin..Amaninnnn...
Eeeee,tüm bunları düşünürken nerede kaldı ruh güzelliği...O hep ikinci planda ..Önce görsellik...Var mı aksini düşünen ? Yapmayın Allah aşkına...Ruh güzelliği,katnemliği ancak arkadaşlıkta ezer geçer..İkili ilişkilerde güzellik Ferrari gibidir,karşındakini uçurur.....
fulya
PEMBE BEBEK PERİ
Kanatları daha minicik,şeffaf bir tül gibi dalgalanıyordu...Etrafına toz pembe pırıltılı bir ışık saçıyordu...Minicik suratında tatlı bir gülümseme...
Gelen benim mutluluk perimdi,huzur perimdi...
Tüm haftanın yorgunluğu,bana o minicik elleriyle dokunması ile uçtu gitti.. Derin bakışları ile beni şöyle bir süzdü,ta içimin derinliklerine kadar baktı..
Bana sanki ''bak ben geldim,şimdi beni her kucağına aldığında,her kokladığında canına can katacağım''der gibiydi...
Bir anda evin her yanını mis gibi bir koku kapladı,insanın aklını başından alan tatlı bir koku,onun kokusu...
Evet...Öğlen gelen peri,Zeyno'mdu...
Kaç yaşına gelirse gelsin onun için ben hep bunları hissedeceğim,o evime her geldiğinde mutluluk perim geldi diye yüreğim coşacak...Evime neşeyi ,sevgiyi katacak...bana hep hayatımın güzelliklerini hatırlatacak..
fulya
NEREDESİNİZ ?
Bugün ,sevgili Nilo'dan bir mail aldım....İçinde eski İstanbul'un karlı fotoğrafları vardı...
Aman Allahım,bir ağlama krizine girdim sormayın,durdurmaya çalıştıkça daha da arttı..
Aklıma çocukluğum,gençliğim geldi..Neye ağladığımı hala bilemiyorum.Yitip giden çoçukluğuma,gençliğime mi,yoksa İstanbul'un böyle nasıl yozlaştığına mı ?...
Biz çocukluğumuzda ve gençliğimizde ,kışın tadına varırdık..Kar yağardı..Lapa lapa pamuk gibi..Şimdi gökyüzünden arada sırada çamurlu bir acaip şey yağıyor..Adına da kar diyorlar..Çocuklarımız güzel karı sadece kayak merkezlerinde görüyor..
Ama biz,İstanbul'da görürdük o karı...Çıkar kardan adamlar yapardık.Yaptıklarımız öyle pıt diye erimezdi,bahçelerimizde günlerce bize, zeytin gözlerle gülerlerdi..Şimdikiler kardan adam bile yapmayı bilmiyorlar..
Biz ,Bağdat caddesinde kızaklarla kayardık...Şimdikiler dağa gitmiyorlarsa neredeyse kızağa'' bu alet, antik çağdan mı kaldı acaba'' diye bakacaklar...
Yaaaaa...Sadece kar mı ? beni ağlatan...Yoooooo !!!!!
Biz sokaklarda oynardık, her evin bahçesinde bulunan çam ağaçlarına tırmanırdık ,biz bahçelerimizde çadırlar kurardık...Tüm Bağdat caddesinde bisikletlerimizle fink atardık .Hem de 9-10 yaşlarında...
Daha mı beni ağlatan..Nerede dondurmacı Süleyman amca,nerede her köşe başındaki pamuk helvacılar...Nerede ıvır zıvır oyuncak satan seyyar tezgahlar...Nerede o köşkler...Nerede ,yaz gelsin de gelsin diye dört gözle beklediğim yazlıkçı arkadaşlarımmmmmm......Nerede çam ağaçları,nerede tepesinden meyve yediğimiz meyve ağaçları...
Nerede Bağdat caddesinin,bizi okula götürüp getiren hepsini tanıdığımız dolmuş şöförleri...Nerede club 33...Nerede Reşat club....Nerede denizin ortasında köfte yediğimiz sal..Nerede bütün gün yüzdüğümüz masmavi deniz...
Ne oldu bunlara yaaaa....
Nerede komşularımız,nerede herkesin birbirini tanıdığı mahalleler semtler..Bunlar nereye ışınlandı?
Yaaa,bütün bunları düşününce ben ağlamayayım da kim ağlasın..Hadi düşünün eski İstanbul'u ,ağlamazsanız bilin ki,İstanbul'lu olduğunuzdan şüphe ederim...
İstanbul'u dinliyorum,gözlerim kapalı.....
Şairin dediği gibi değil,yozlaşan İstanbul'u görmemek için gözlerimi kapatıp,sadece dinlemeyi yeğliyorum...
fulya
İYİLİĞE UYANMAK
Bu gece yatıp iyiliğe uyanmak istiyorum !!!!!
Hiçbir kötülüğün olmadığı bir dünyada uyanmak istiyorum...Sanki herşey kötü bir rüyaymış gibi terörün,felaketlerin,hastalıkların olmadığı bir dünyadaaaa !!!!!
Çok şey mi istediğim ?
Tüm sevdiklerimi mutluluk ve huzurla yanımda istiyorum...
Kimse ağlamasın istiyorum,kimsenin yüreğinin acı ile burkulmamasını istiyorum...Evlerin bacalarından mutluluk dumanları tütsün istiyorum...Acı feryatlar ağızlardan dökülmesin istiyorum...
Çok şey mi istiyorum ?
Hayır ya !!!!!
Sadece yarın sabah iyiliğe uyanmak istiyorum !!!!
fuliş
SEVGİNİN ADI:ZEYNO
Birini hiçbirşey beklemeden sevebilirmisiniz?
Seversiniz seversiniz..Ruhunuzun en derin köşelerine kadar sokarsınız o sevgiyi...
Ne zaman mı? O küçücük eli tuttuğunuz an bitmiştir işiniz !!!
Hiçbirşeye benzemez...Ne koca..Ne sevgili..En büyük aşkınız oluverir birden...
Naz yapmazsınız..Arıza olmazsınız...Asap triplerine hiç yer vermezsiniz...Size ne yaparsa yapsın alınmazsınız...Ona gözünüzün bebeği gibi bakarsınız...Başkasına yüz verdiğinde derinden kıskanırsınız..
İşte bu torun sevgisi...Hiçbirşeye değişmezsiniz...Hiç bıkmazsınız..
fulya
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







