7 Eylül 2026 Pazartesi
DOKUZ SARAN !!!!!!!
Bayramın ilk gecesiiii.....Bizdeydik..Keyifle...
Basri,Ersin,Tanya,Sinanoş,Filiz'im,Aloş,Zeyno ve tabiki Aliş....
Resimlerde sıkışıp kalamayacak kadar güzel bir geceydi.Uzun zaman sonra böyle bir arada olmayı özlemişiz. Bol alkolden sonra şimdi pek isim vermek doğru olmaz,ailemizin erkekleri ,son heceleri uızzz,vıyuz gibi biten, türkçeyi andıran bir dille konuşmaya başlamış olsalar da ,biz Saran kadınları artık bu dili çözdüğümüz için,anladık ne dediklerini,anlattık dediklerimizi...
En en büyük Saran(ağır abi) bütün gece herkese bir ötekinin ismi ile hitap etti,hatta bir ara öyle azıttı ki ,Aloş'a önce Ayşe,sonra Leyla (ki biz bu ad da kimseyi valla tanımıyoruz)sonrada ''sen de kimsin ya '' dediiiii..Şimdi bu ne demek: Çok çok şarap...Çok çok votka..Çok çok whisky...Demek...Hepsi arka arkaya demekkkk..Ne o gözleriniz yerinden mi fırladı..Hayret birşey valla..Yahu biz Saran'ız...Biz de güzel yenir,güzel içilir..Güzel müzik dinlenir..Herkes o söylenmesi yasaklanmış şeyden olur..Ama keyifle.Kahkahalarla..Gırgırlaaa...
Ahhhh ahhhh !!! Basri'ciğimin bu kadar keyiflenmesini özlemişim..Ersin'ciğimle böyle geçirdiğimiz hoş geceleri özlemişim..Ben ailemin hep bir arada olmasını özlemişim !!!!!
fulya
SABAH SENDROMU
Bayram bitti....
Bu ne demek oluyorrr...Okullar açıldı..Bu ne demek oluyor...Fulya için kalk borusu 06.30 da çalıyor demekkkk. Of Of Offfff..
Aman tanrım !! Bu sabah ne zor kalktım yaa.Saat çaldı çalmasına da iki kere duymamazlıktan geldim,meret 5 dk da bir tekrara ayarlı...O 5 dk lar arası uyku ne güzel yarabbi..Uzun metrajlı rüya bile görüyorum...Neyse fırladım yataktan,bir ayağımda terlik var ama ötekini giymeyi unuttuğumu tuvalette farkına vardım.Ayol tek terlikle olurmu !!Koşar öteki tekini de giyersin,terliksiz olmazzzz..Kulağı çınlasın babam,küçükken terliksiz gezdiğimde ''onları ayağına dikeceğim'' diye korkuturdu..Ordan alışkanlık kaldı ..Ne me lazım,gelir diker filan !!!Neyse Efe'yi kaldırırsın..Allahtan Efe benim gibi değil ''kalk'' deyince fırlıyor yataktan..Artık o nasıl bir kalk komutuysa...Yedirirsin,giydirirsin,doğru arabaya ve en nihayet okula bırakırsın...Ohhh, oğlan derse yetişti.Döner eve gelirsin..O uykulu halde başlarsın 5 katı çıkmaya...Bitmez o merdivenler..Dördüncü katta artık tıslar gibi ''İmdat'' demeye çalışırsın,tık nefes eve varırsın..Gözümde kuş tüyü yastıklarım,yorganım,sıcacık yatağım...Ama anahtarı kapının kilidinde çevirdiğim an da birşeyler oluyor bana..Cin kesiliyorum...Herşey ters bende..Ayol eve gelmişsin,iş miş yok..Yatıp zıbarsana beeee...Ne mümkün !!
Yaparsın kendine şöyle güzel bir kahve..Yakarsın bir sigara..Bir kahve yetmez bir tane daha....
Kafein ve nikotin tutkusu bu...Bismillah güne başlarsın..Artık o gün sana ne getiriyorsa onu yaşarsınnnnnn.....
Aslında günün devamında da neler olacağını biliyorum..Artık otomatiğe bağlandı hayat....Monotonluk bu olsa gerek..Vay canına yandığımın ...
fulya
ARADAKİ FARK
Ruh güzelliği...
Epeydir taktım bu lafa...''Ya fiziği hiç önemli değil,ruhu güzel olsun''derler.Yok böyle bir şey ya!!! Kimsenin dönüpde ruh muh güzelliğine baktığı yok,o iş M.Ö de kaldı..
İnsanın tabiki ruhu güzel olsun,ama görünüşü de gözü okşa sa kötü mü ?Bırakın başkasının ne düşündüğünü ,kendimizden paye biçelim..Biraz yaşlanalım,aynaya bakmaya dayanamayız..''Öff kaşlar düştü,öff yanaklar çöktü..Aman allah'ım çok kilo aldım''.Bu liste uzar da uzar..
Her yaşta kendimizde gıcık edecek bir kusur buluruz.Amma bir de yaş iyiden iyiye alıp başını sürtmeye çıkınca,vay halimize.Oturulur gece yarısı Dr 90210 da estetik ameliyatları seyredilir,hayaller kurulur ve sonunda alırız soluğu bir estetikçide..Pamuk eller cebe...Doktor ya seni birazcık toparlar ya da b.ka benzetir.. Eğer b.ka benzetirse yedin b.ku...Telafisi yokkkk..İşin tuhafı ,aynaya baktığımızda da yediği haltı görmeyiz..Para verdik çünkü.Şeytan gibi kaşlarla,ağzımıza girecek gibi balkonlarımızla dolaşırız dururuz.Ama bu işi kıvırırsa da amaninnn,ne hoş olur değil mi..Birden bire 10 yıl geriye gitmişsin..Amaninnnn...
Eeeee,tüm bunları düşünürken nerede kaldı ruh güzelliği...O hep ikinci planda ..Önce görsellik...Var mı aksini düşünen ? Yapmayın Allah aşkına...Ruh güzelliği,katnemliği ancak arkadaşlıkta ezer geçer..İkili ilişkilerde güzellik Ferrari gibidir,karşındakini uçurur.....
fulya
PEMBE BEBEK PERİ
Kanatları daha minicik,şeffaf bir tül gibi dalgalanıyordu...Etrafına toz pembe pırıltılı bir ışık saçıyordu...Minicik suratında tatlı bir gülümseme...
Gelen benim mutluluk perimdi,huzur perimdi...
Tüm haftanın yorgunluğu,bana o minicik elleriyle dokunması ile uçtu gitti.. Derin bakışları ile beni şöyle bir süzdü,ta içimin derinliklerine kadar baktı..
Bana sanki ''bak ben geldim,şimdi beni her kucağına aldığında,her kokladığında canına can katacağım''der gibiydi...
Bir anda evin her yanını mis gibi bir koku kapladı,insanın aklını başından alan tatlı bir koku,onun kokusu...
Evet...Öğlen gelen peri,Zeyno'mdu...
Kaç yaşına gelirse gelsin onun için ben hep bunları hissedeceğim,o evime her geldiğinde mutluluk perim geldi diye yüreğim coşacak...Evime neşeyi ,sevgiyi katacak...bana hep hayatımın güzelliklerini hatırlatacak..
fulya
NEREDESİNİZ ?
Bugün ,sevgili Nilo'dan bir mail aldım....İçinde eski İstanbul'un karlı fotoğrafları vardı...
Aman Allahım,bir ağlama krizine girdim sormayın,durdurmaya çalıştıkça daha da arttı..
Aklıma çocukluğum,gençliğim geldi..Neye ağladığımı hala bilemiyorum.Yitip giden çoçukluğuma,gençliğime mi,yoksa İstanbul'un böyle nasıl yozlaştığına mı ?...
Biz çocukluğumuzda ve gençliğimizde ,kışın tadına varırdık..Kar yağardı..Lapa lapa pamuk gibi..Şimdi gökyüzünden arada sırada çamurlu bir acaip şey yağıyor..Adına da kar diyorlar..Çocuklarımız güzel karı sadece kayak merkezlerinde görüyor..
Ama biz,İstanbul'da görürdük o karı...Çıkar kardan adamlar yapardık.Yaptıklarımız öyle pıt diye erimezdi,bahçelerimizde günlerce bize, zeytin gözlerle gülerlerdi..Şimdikiler kardan adam bile yapmayı bilmiyorlar..
Biz ,Bağdat caddesinde kızaklarla kayardık...Şimdikiler dağa gitmiyorlarsa neredeyse kızağa'' bu alet, antik çağdan mı kaldı acaba'' diye bakacaklar...
Yaaaaa...Sadece kar mı ? beni ağlatan...Yoooooo !!!!!
Biz sokaklarda oynardık, her evin bahçesinde bulunan çam ağaçlarına tırmanırdık ,biz bahçelerimizde çadırlar kurardık...Tüm Bağdat caddesinde bisikletlerimizle fink atardık .Hem de 9-10 yaşlarında...
Daha mı beni ağlatan..Nerede dondurmacı Süleyman amca,nerede her köşe başındaki pamuk helvacılar...Nerede ıvır zıvır oyuncak satan seyyar tezgahlar...Nerede o köşkler...Nerede ,yaz gelsin de gelsin diye dört gözle beklediğim yazlıkçı arkadaşlarımmmmmm......Nerede çam ağaçları,nerede tepesinden meyve yediğimiz meyve ağaçları...
Nerede Bağdat caddesinin,bizi okula götürüp getiren hepsini tanıdığımız dolmuş şöförleri...Nerede club 33...Nerede Reşat club....Nerede denizin ortasında köfte yediğimiz sal..Nerede bütün gün yüzdüğümüz masmavi deniz...
Ne oldu bunlara yaaaa....
Nerede komşularımız,nerede herkesin birbirini tanıdığı mahalleler semtler..Bunlar nereye ışınlandı?
Yaaa,bütün bunları düşününce ben ağlamayayım da kim ağlasın..Hadi düşünün eski İstanbul'u ,ağlamazsanız bilin ki,İstanbul'lu olduğunuzdan şüphe ederim...
İstanbul'u dinliyorum,gözlerim kapalı.....
Şairin dediği gibi değil,yozlaşan İstanbul'u görmemek için gözlerimi kapatıp,sadece dinlemeyi yeğliyorum...
fulya
İYİLİĞE UYANMAK
Bu gece yatıp iyiliğe uyanmak istiyorum !!!!!
Hiçbir kötülüğün olmadığı bir dünyada uyanmak istiyorum...Sanki herşey kötü bir rüyaymış gibi terörün,felaketlerin,hastalıkların olmadığı bir dünyadaaaa !!!!!
Çok şey mi istediğim ?
Tüm sevdiklerimi mutluluk ve huzurla yanımda istiyorum...
Kimse ağlamasın istiyorum,kimsenin yüreğinin acı ile burkulmamasını istiyorum...Evlerin bacalarından mutluluk dumanları tütsün istiyorum...Acı feryatlar ağızlardan dökülmesin istiyorum...
Çok şey mi istiyorum ?
Hayır ya !!!!!
Sadece yarın sabah iyiliğe uyanmak istiyorum !!!!
fuliş
SEVGİNİN ADI:ZEYNO
Birini hiçbirşey beklemeden sevebilirmisiniz?
Seversiniz seversiniz..Ruhunuzun en derin köşelerine kadar sokarsınız o sevgiyi...
Ne zaman mı? O küçücük eli tuttuğunuz an bitmiştir işiniz !!!
Hiçbirşeye benzemez...Ne koca..Ne sevgili..En büyük aşkınız oluverir birden...
Naz yapmazsınız..Arıza olmazsınız...Asap triplerine hiç yer vermezsiniz...Size ne yaparsa yapsın alınmazsınız...Ona gözünüzün bebeği gibi bakarsınız...Başkasına yüz verdiğinde derinden kıskanırsınız..
İşte bu torun sevgisi...Hiçbirşeye değişmezsiniz...Hiç bıkmazsınız..
fulya
SANKİ BAŞKA GEZEGENDEYİZ !!!!!
Evet,en sonunda İstanbul'dan firar ettik !!!!!
Bu sefer yakamızı bıraktı...''Yaşayın,görün var mı benim gibisi ''der gibi...
Bu küçücük sahil kasabasında geleli bugün tam 15 gün oldu.
Eve yerleşme işleri bitti,yorgunluk geçti..Başka bir gezegende yaşıyor gibiyim.Bir günde telefon ve internet bağlandı,aynı gün nüfus dairesinde hiç beklemeden ikametgah işleri bittiii..İnanamıyacaksınız bütün işlemleri yapanlar son derece kibar,güleryüzlü,sıcakkanlı..Biz alışmışız zarta zurta,bugün git yarın gele..Amanin burda böyle şeyler yokkkk...Bir de o sabah zıbarma sevdasından kurtulup erken kalkabilseydim tüm bu saydığım işler öğleden önce biterdi sonrada atardım kendimi denizin masmavi kucağına !!!!!
Yazlıkçıların çoğu gitti diyorlar,bu haftasonu geri kalanlarda gidecekmiş...Düşünün sadece ne demek istediğimi düşünün..Bu dinginliği anlatabilmemin yegane yolu bunu sizin hayal etmeniz !!!!!!!!
Aklım fikrim arkamda sıralanan kaz dağlarında..Yemyeşil...Geçen gün yağmurdan sonra yarı bellerine kadar sis basmıştı...Amanin ya !!! Amanin!!!!
Başka bir gezegendeyim ...Mayıs ayı gelip yazlıkçılar burayı basana kadar..Eh ondan sonra bende buradan 5 km uzağa yazlığa kaçarım nasıl olsa (lükse bakın hahahaaa)
Heyecanlıyım yahu !!!! Alışmadık böyle dingin yaşamaya...
fuliş
NEFESİM
Nefesimmmm ...
Birinin sevgisini bu kelimeyle anlatması ne hoş !!!!
Aman ya,zannetmeyim biri bana nefesim mefesim dedi..Ama biri bu
kelimeyi dün gece sarfetti !!! Tüylerim diken diken oldu ya...Sevdiğine
nefesim dedi...
Sultan Süleymanın ,Hürrem'e sıraladığı bir dizi aşk kelimelerinden biri bu..
Meral Okay'a teşekkürler..Belki bazılarımız bazılarımıza
nefesim diye seslenebilir..
..Dimi ya !!!!!
Mesela:Gülüm,balım,lokumum,şekerim,aşkım,canım,canımıniçi ve de üstüne üstlük bir de NEFESİM ..
Bir yerim yine açıktamı kaldı ne !!!
fuliş
ELVEDA İSTANBUL !!!!!
Bu yazıya başlamak inanın hiç içimden gelmiyor...
Güzelim İstanbul !!!!Ahhhh İstanbul seni hiç bırakasım yok amaaaa...Amaaaa işte!!!
Yordun beni be güzelim,herşeyinle yordun !!! Trafiğinle,insanlarınla,havanla,suyunla yani herşeyinle yordun...Yaşayamıyorum senle!!!!
Biliyorum hiçbir zaman gönlümden düşmeyeceksin,seni hep özlemle anacağım,sana koşabilmek için fırsatlar kollayacağım...çünkü seni seviyorum...Ama araya biraz özlem girsin tatlım...Kaz dağlarının muhteşem oksijenini solurken seninde havanı özleyeyim,bomboş caddelerde araba kullanırken 100 metreyi nasıl 20 dk.da gittiğimi özleyeyim,duru temiz sularda yüzerken boğazda yüzüşen kavun karpuz kabuklarını özleyeyimmmm !!!!
Ne yalan söyleyeyim seni seviyorum İstanbul'um ama araya biraz mesafe koymanın zamanı geldiii....
SANA SEVDİKLERİMİ EMANET EDİYORUM...Lütfen onları bunaltma...Tekrar görüşmek üzere nazlı yarim !!!!!
fuliş
BİZ KİM MİYDİK !!!!!!
Hayır,biz sadece 4 kişi değiliz!!!!Sadece bugün bu kadardık...
Bakmayın bize böyle...Yaşını başını almış,ununu eleyip eleğini duvara aşmış kadınlardan değiliz biz...Ruhlarımız 70 li senelerde kalmış kadınlarız biz, kanımız kaynıyor.Annelik nedir,babaannelik ,anneannelik nedir biliriz biz....Hımmm tabikii ev kadınlığı nedir onu da biliriz,evimizi çekip çeviririz,alışveriş yaparız,giydiririz,yıkarız,pişiririz vb...(sıralamayayım her bir moku biliriz)
Amaaa,herşeyden fazla dostluğu biliriz..
Bugün 35 senedir görmediğim canlarımla buluştum..Sanki zaman durmuş araya hiç seneler girmemiş gibi..İçim coştu bugün.Hani derler ya çocuklar gibi diye,biz öyle değildik,hepimiz yetişkinliğe adım atmış yeni çocuklardık..Güldük,eğlendik,dalga geçtik..Eski günleri andık,hatırlamadıklarımızı ite kaka birbirimize hatırlattık.
Aramızda yegane hiçbir zaman göremeyeceğimiz içim yanarak rahmet yağdırdığım sevgili kankam BERİL'i andık...
Onlardan ayrıldıktan sonra,neredeyse ilk defa kafam arkada kaldı..
Evet bugün 24 Kasım 2010 ...Güzel birgündü... Hiç eksilmeden bu güzelliği yaşayabildiğim sürece hissetmek istiyorum..
fulya
HAVA ŞAŞIRDIIIII......BIRRRRRR
Amanın ya !!!!!
Neredeyse temmuz oldu..Havaya bakın!!!!
Fırtına,yağmur,sel...Buz gibiiiii.....
Nefis bir günde yazlığa geldim.Hava harikaydı,günlük güneşlik ,sıcak...Ertesi gün deniz ve güneş hayalleri kurarak yattım...
O da ne ya...Gece yarısı bir gökgürültüsü uyandım ,
şimşekler,yıldırımlar,yağmur,sel kıyamet gibi..Bir ara araba sele kapılıp denize sürüklenecek diye bile telaşlandım,sonra kasko aklıma geldi de biraz rahatladım..
Neyse aradan 8 gün geçti...
Ama hava aynı böyle...Ne o yazlığa geldik..Yorgan,battaniye ne varsa üstümüzde..
Ben de de bir inat..Her sabah mayomu giyiyorum,yarım saat sonra da donmuş vaziyette en kalın giysimi ...Gülsem mi ağlasam mı ?
Tamam tamam anladım,hava bize biraz huysuzluk ediyor ama yetti artık..Tepemin tasını yakında attıracak..Çok kızınca neler yapacağımı bilmiyor tabii...Bir şımarıklık bir şımarıklık....
Yaaaa...Denize girmek istiyorum...Güneşlenmek istiyorum...Çimlerde uzanıp kitap okumak istiyorum..Yani yazı yaşamak istiyorum,sonbaharı değillll.......
fulya
İKİ ACEMİ BİR ARAYA GELİRSE
Sevgili eşime,bir blog sayfası oluşturduk....ama ne oluşturma 3 gün 3 gece uğraştık..(herkesin3 dakikada yaptığı şeyi)..neyse başardık..
Basri yazılarını döktürmeye başladı,başladı ama nedense onun blogunu bir ben görebiliyorum bir de kendisi....arama motorlarında yok...kimse bulamıyor.. şaka gibi..oysa bu iş okunduğu ve yorum alındığı vakit keyifli oluyor...
Ahhh !!! Bir de bunu başarabilsekkkk.....bu iş içinde 3 gün 3 gecedir uğraşıyorum,ama faydasız...ne diyeyim ya blogun eşref saatine gelecek ya da ben sayısız günler ve gecelerden sonra bu işi nasıl yaptığımı anlamadan bir anda becereceğim...
Sevgimmmm,lütfen sabırlı ollll.....çalışıyorummmm...hem de çokkkk...
fuliş
MELEKMİYİM NEYİM BEN YA !!!!
Bu resme bakmayın ya....
Sadece kıyafet balosu...Kim kaybetmiş ki ben bulayım melekliği....Hem de yakışır mı bana meleklik !!!!
Ammaaaa, kıyafette çok yakışmıştı.!!!.Yoksa yoksa melek mi oluyorum ne ?
fulya
SAAT 05.30
Günlerden 3 Mayıs....
Sabaha karşı 05.30....
Hala kafamın derinliklerinde bir soru...Canım,ruhum,hayat arkadaşım,can yoldaşım elimi mi bırakacaktı diye...
Pazartesi, salı iki korkunç gün,anlık görmeler,anlık dokunmalar..
Akıl uçmuş,almış başını gitmiş..Korkunç bir kabusun eşiğinde..Uyku yok,binbir düşünce serseri bir mayın gibi turluyordu beynimde..
Derken çarşamba ,perşembe herşey hiçbirşey olmamış gibi geri geldi...
Bugün cuma,canımın elini sıkı sıkı tuttum ,evimize geldik..Herşey yoluna girdi..
Bir de içimdeki şu deli korkuyu atsam.Hani şu boktan korkuyu..''Ya elimi yine bırakırsa'' korkusunu...
''Hayat pamuk ipliği gibidir ''derler..
Hayır !!!!!
Bence herkesin hayatı kopmayan bir ipten olsun..En azından ben bunu diliyorum..
Fuliş
ALİŞ................
Bu sabah bir melek düştü ailemize .....Pespembe çay kaşığı kadar suratlı,çekik çekik gözlü,dik dik ama acaip dikkatli bakışlı...Ne bileyim sanki filozof ruhlu olacakmış gibi geldi..Amcasını adeta daha önceden tanır gibi süzüyordu ..''.Bakın beklediniz ama ben de geldim işte '' der gibiydi .
Ahhhh !!!!Acaip haz duyuyorum....Ailemiz kalabalıklaşıyor..Eskimiş ruhlarımıza can katıyorlar,hoşluk katıyorlar ,neşeye boğuyorlar...
Hoşgeldin Aliş !!!!!
Haa Aliş, bak bugün kulağına fısıldamaya fırsatım olmadı..Başımız kalabalıktı,laf aramızda kalsın Zeyno'ya da söyledim..Sizi acaip şımartacağım...Herşey size serbest...Yanlız bu büyük bir sır ağzınızdan kaçırırsanız küserimmmmm...... Sizinkilere beni yem etmeyin.....
Fuliş
Ahhhh !!!!Acaip haz duyuyorum....Ailemiz kalabalıklaşıyor..Eskimiş ruhlarımıza can katıyorlar,hoşluk katıyorlar ,neşeye boğuyorlar...
Hoşgeldin Aliş !!!!!
Haa Aliş, bak bugün kulağına fısıldamaya fırsatım olmadı..Başımız kalabalıktı,laf aramızda kalsın Zeyno'ya da söyledim..Sizi acaip şımartacağım...Herşey size serbest...Yanlız bu büyük bir sır ağzınızdan kaçırırsanız küserimmmmm...... Sizinkilere beni yem etmeyin.....
Fuliş
DAĞA ÇIKTIKKKK

Muradımıza erip en nihayet çoluk çocuk kayağa gidebildik !!!!
Hava muhteşemdi,kar muhteşemdi..Günde neredeyse 5 saate yakın kaydık...Sonra ne mi oldu ? Tadı damağımızda kalarak yorgun argın,içimiz sızlayarak geri döndük.......
Çok kızıyorum şu Dido'ya çok....Dediği gibi bir kutup ayısı bulamadıki kendine...Şöyle dağda dilediğimiz kadar kalalımmmm....
fulya
YILBAŞI GECESİ ERTESİ
Yılbaşı gecesinin nasıl geçtiğini merak ediyorsunuz değil mi ?
Muhteşem geçti..Akşamüstü,yol arkadaşımın resmini çektim..Gördüğünüz gibi biraz yorucuydu ama çok eğlendik..
Bizim Hintli rehbere yalvardık yakardık,Sidney'e gitmeyelim,bizi Katmandu'ya götür dedik,önce biraz naz yaptı ama ekstra parayı verince bizi en son Dalai Lama'nın evine sabah kahvesine götürdü..Meğer arkadaşıymış,çok iyi ağırlandık..Kahve biraz sertti ama ruhsal sohbet muhteşemdiii...Tam kapıdan çıkarken bir de baktım ki karşımızda Richard Gere...O da Dalai Lama'yı ziyarete gelmiş.Şöyle çapkın çapkın bir bakış attı..Ama bana söker mi..Evde gül gibi kocam dururken..O da ne öyle sabah sabah..Tersleyecektim ama hadi yeniyılın ilk günü arıza çıkarmayayım dedim..
Gelelim,organizasyonu yapan şirkete..Valla herkese tavsiye ederim..Her türlü konforu düşünmüşler,havada bir elin yağda bir elin bağda..Öyle yüksekten uçmadığından türbülans filanda yok..Mis gibiydi..
Yaaa,sadece Newyork'taki sokak partisi güzel değildi,çok kalabalıktı ..Onun haricinde herşey mükemmeldi..Size sadece bu tip bir geziye katılmadan önce 3 gün 3 gece uyumanızı tavsiye ediyorum,yoksa resimdeki arkadaşım gibi perişan olursunuz..Ben akıllı davranıp şehirler arası uçarken biraz kestirmiştim,onun için daha iyi durumdayımmm....
Neyse artık şu açıkta kalan popomu örtmenin zamanı geldiiiii......
fulya
SAAT TAM 24.00 da YAPILACAK ÖNEMLİ TAVSİYELER..
Eh,bir yılı daha geride bırakıyoruz...
Size yarın buralardan zırvalayamam diye bu geceden yazayım
istedim.Biliyorsunuz benim yılbaşı programım biraz yüklü,hazırlık lazım......
Şimdi: İsteyin istediğinizi yeni yıldan,çekinmeyin,ayıp filan olmaz, belki insaflı bir yıla denk geliriz.Ama bu isteklerinizin olabilmesi için bir takım şartlar var.Bunlardan en önemlisi,saat tam 24.00 da hemen saniye geçirmeden ,(daha önceden edinin mutlaka) eski donunuzun yerine kırmızı yepyeni bir don giymelisiniz..O arada aman ha!! Kocaya ,çocuğa,eşe dosta yeni yıl öpücüğü vereceğim diye bu işi savsatmayın..Önce kırmızı don işini halledin,sonra bütün gece öpücük dağıtın..Hımmm sonracığıma,yine gece tam 24.00 da,sokağa,balkona,çatıya farketmez kısaca soğuk havaya çıkıp gözlerinizi gökyüzüne dikin,yıldızınızı bulun(bakın çok mühim sadece kendi yıldızınızı)bilmiyorsanız önceden internetten araştırın,neye benzediğini tesbit edin,ona bakın ve üç kere gözlerinizi kırpıştırın,dileyin dileğinizi...
Daha bir sürü yöntem var,ama bu ikisini bir arada yapmak çok mühim.Ben bunları hiç başaramadım.Onun için yeniyıl gelirken bana birşeyler getirmiyor..Ama bu sene kararlıyım..Başaracağım..Nasıl mı ?Kırmızı donu alıp,10 dk evvel balkona çıkacağım..saat tam 24.00 da hem don değiştireceğim,hem de yıldızımı bulacağım...Hahahaaaa..Bu yaştan sonra bana bakan olmaz,siz düşünün konu komşuyu...Biraz zor bir iş gibi gözüküyor,aman dikkat yıldızınıza göz kırparken aynı anda da don değiştirirken yanlış birşeyler yapmayın haaa.....
Ehh ,benden bu kadar...
Şaka bir yana sevdiceklerim,sizlere müthiş güzel,hayırlı,uğurlu,neşeli,paralı,sağlıklı bir yeni yıl diliyorum !!!!!
Fulya
MELEKLER
Meleklerle yaşamak !!!!!(Beki İkala Erikli)
Kulakları çınlasın sevgili arkadaşım Emel Gedikli aylar önce bana bu kitabı okumamı tavsiye etmişti...
Geçen gün migros'da kitap reyonuna bakarken bir anda gözüme ilişti..''Meleklerle yaşamak''...Ama maalesef bir kitap değildi bir DVD idi,üzülerek yerine bıraktım..alışverişimi yaptım,çıktım ve bu kitap da hayatın günlük telaşesi içinde aklımın bir köşesine göç etti..
Aynı gün ani bir kararla Altınoluğa çarşıya gitmek geldi içimden..Genellikle bunu yapmam çünkü herzaman kalabalık ve de benim için hiç cazip olmayan bir yerdir...Neyse çarşıya girdiğim anda karşıma bir kitapçı çıktı ve vitrininde en önde ''MELEKLERLE YAŞAMAK'' adlı kitap !!!
O anda anladım ki bu kitaba sahip olmak için gelmişim.İçeri daldım kitabı aldım eve kendimi zor attım ve bir nefeste okudum bitirdim...
Kitap hakkında yorum yapmayacağım...
Ama ben iyiki almışım..Alın ,okuyun ne demek istediğimi anlayacaksınız...Sahip olanlar şu anda eminim bana gülümsüyordur..
Herşeyin başlangıcı İNANÇ !!!!!!
Teşekkürler Emel Gedikli seni seviyorum arkadaşım, kulakların çınlasın bu yaz yaptığımız konuşmalar hala aklımdaaaaaaaaaaa.....
fuliş
ALLAH AFFETSİN !! HIR GÜR ALIŞVERİŞ YAPTIK...
Aman tanrım,sen beni affet...Böyle bir gaflete nasıl düştüm ben de bilmiyorum...Sen bağışlayansın...Aklıma bundan böyle sahip çıkacağım...Söz !!!!
Şimdi bu yakarışın nedenini merak ettiniz değilmi?
Çünkü yılbaşı arifesinde hem de cuma cumartesi günü alışverişe çıkma hatasında bulundum..Herkes kendini sokaklara atmıştı...Trafik kördüğüm ,caddelerde insanlar,AVM ler deseniz mahşer yeri gibi..Sanki bedava mal dağıtıyorlar..Para yok diyorlar..Nasıl yok ya!!!Mağazalarda mal kalmamış,bunları Venüs'ten mi gelip aldılar..Sanki minicik yeşil uzaylı dostlarımız tüm ihtiyaçlarını bizim mağazalardan giderdi !! Yok ya devenin bale pabucu!!!Bal gibi bizler tükettik..
Herkesi anlıyorum..Yılbaşı tabii..Herkes birilerine hediye vermeye çabalıyor.Anlamadığım islami bayanların yaptığı yılbaşı alışverişi..Ne oldu da haram şeylere kendilerini kaptırdılar,onlara göre yeni yılın tarihi bu değil,neyi kutluyorlar acaba ?Tövbe tövbe..Neyse,bunları bu sene de görmemezliğe gelelimmmm!!!!!!
Allah affetsin,(onun için yakarıyorum)insanlarla kavga dövüş alışveriş işimi de hallettim..
Ehh,artık seni bekliyorum yeni yıl,hacı bekler gibi....Umutlarım var.Lotto,şans topu,milli piyango gibi..Beraberinde bunları da getirirsin umarım.Her sene elin boş geliyorsun..Halbuki ben seni karşılayabilmek için neler yapıyorum neler...Utan da, bu gelişinde artık beni de gör bari!!!
fulya
HASTAYIMMM !!!
Artık yaşlanıyorum...
Eskiden hastalık nedir,yorgunluk nedir bilmezdim !!! Şimdi kendimi eşek
tepmiş gibi hissetmeye başladımmm...
On gün önce cuma ve cumartesi günleri kızlarla buluştuk,b.klu tiryakiyiz ya ,sigara uğruna ısıtmaların altında dışarıda oturduk.Veee tabikii,şifayı kaptım. O gün bu gündür eşekle haşır neşirim.
Eskiden böylemiydi canım,karda da yatardık bir halt olmazdı..Yani ''hızlı yaşa, genç öl ,cesedin yakışıklı olsun'' deyimi artık benden geçmiş..
Pamuklar içinde yaşama günlerine geçmişim de haberim yokmuş..
fulya
İÇİNİ GÜLDÜR
İçinizin gülmesi....
Biliyorum,şimdi bu içinizin gülmesi lafı nerden çıktı diyeceksiniz..Hani bir laf vardır ''içimiz karardı''diye onu kim uydurduysa,bunu da şimdi ben uydurdum....Ne olur sanki ,kavga ettiğimizde,içinizi güldürseniz..olmaz mı? Bal gibi olur..Rahatladınız ya !!!Bağırdınız,çığırdınız,etekteki taşları döktünüz.Şimdi doğruyu söyleyin,içiniz gülmedi mi ?Güldü...Aşkınızdan ayrıldığınızı düşünün,ilişki düzgün olsaydı,ayrılırmıydınız hiç..Yepyeni aşklara yelken açtınız..Yine içiniz gülmedi mi? Peki ,hava kötü..Ya niye içinizi karartıyorsunuz.Gidin sinemaya veya girin sıcacık yatağınınıza pireleri uçuşturun..Böyle düşününce içiniz gülmedi mi?Güldü!!!!!
Bu örneklerden size milyonlarca verebilirim.Çünkü iş edinmişiz içimizi karartmayı..
Bırakın yaaa bunları..Güldürün içinizi.....Yüreğinize ,aklınıza,kısaca kendinize iyilik yapın...Hayatınızı karartmayın,kararttırmayın..
Biliyorsunuz,bu dünyada misafiriz...Of'ların yerine Oh'lar daha hoş değil mi?
Allah allah bu gece bana ne oldu böyle?Güzin Abla ya döndüm...''Kelin merhemi olsa kendi başına sürer'' yahu....Yine sağdan sağdan esti bana...Ama bu güzel bir esme oldu değil mi?
fulya
Biliyorum,şimdi bu içinizin gülmesi lafı nerden çıktı diyeceksiniz..Hani bir laf vardır ''içimiz karardı''diye onu kim uydurduysa,bunu da şimdi ben uydurdum....Ne olur sanki ,kavga ettiğimizde,içinizi güldürseniz..olmaz mı? Bal gibi olur..Rahatladınız ya !!!Bağırdınız,çığırdınız,etekteki taşları döktünüz.Şimdi doğruyu söyleyin,içiniz gülmedi mi ?Güldü...Aşkınızdan ayrıldığınızı düşünün,ilişki düzgün olsaydı,ayrılırmıydınız hiç..Yepyeni aşklara yelken açtınız..Yine içiniz gülmedi mi? Peki ,hava kötü..Ya niye içinizi karartıyorsunuz.Gidin sinemaya veya girin sıcacık yatağınınıza pireleri uçuşturun..Böyle düşününce içiniz gülmedi mi?Güldü!!!!!
Bu örneklerden size milyonlarca verebilirim.Çünkü iş edinmişiz içimizi karartmayı..
Bırakın yaaa bunları..Güldürün içinizi.....Yüreğinize ,aklınıza,kısaca kendinize iyilik yapın...Hayatınızı karartmayın,kararttırmayın..
Biliyorsunuz,bu dünyada misafiriz...Of'ların yerine Oh'lar daha hoş değil mi?
Allah allah bu gece bana ne oldu böyle?Güzin Abla ya döndüm...''Kelin merhemi olsa kendi başına sürer'' yahu....Yine sağdan sağdan esti bana...Ama bu güzel bir esme oldu değil mi?
fulya
UNUTMAZ Kİ !!!
İnsanoğlunun hayatta en iyi ve en çabuk becerebildiği tek şey
kalp kırmasıdır.Hiç düşünmeyiz...Yapıveririz olur biter..Bazen farkına bile varmayız,bazen de isteyerek oynarız o kalple...Yerden yere vurur,bundan da gizli bir haz duyarız...Bazılarımız dönüp arkasına bakmaz bile,bazılarımız içinse çok geçtir...
Herşeyi yerine koyabiliriz..Hatta kırıp döktüklerimizi daha iyi olarak...Bir tek o kırmızı yamru yumru şeyi yerine koyamayız...Çünkü onun ne yenisi ne de daha güzeli vardır..
İnsan affeder unutur,kalp unutmaz.Hep buruk kalır,heyecanı biter, rengi solar,acısını derinden derinden belli etmese de yaşar!!!!
Sonrası mı ? Çoğu bunun acısını çıkarır..İşte o zaman anlarız
kalp kırmanın bedelini...Ödemek zorunda olduğumuz,yıllar sonra bile gelebilecek o ağır bedeli..
Çakma filozof Fulya'dan...
YILBAŞI PROGRAMI !!!!
Bu resmi merak ettiniz değil mi ?Ha ha haaaa !!!!
Benim güldüğüme bakmayın...Bu çok özel bir yılbaşı programının en basit ögesi...
Hemen anlatayım,siz de bilgilenin ve ilgilenenleri bilgilendirin..Biraz masraflı ama olsun yaaa,hergün yılbaşı değil ki..... Geçenlerde internette gezi programlarına bakarken ,birden bire bu Uçan Halı Servisinin ilanlarına rastladım..Attım bir mail..Bu ne diye sordum..Bana uzun uzun bir cevap yolladılar...Bir program bir program...Tabiii ki turların bazen ne kadar üzücü şeyler yaşattıklarını bildiğimden,bu sefer görüntülü telefonumdan aradım..Karşıma bir Hintli çıktı,adamın ne dediğini anlamak mümkün olmayınca,çıkardım cebimden görüntülü tercümanımı,soktum devreye...Eh o zaman biraz anlaşmaya başladık.Neyse uzun lafın kısası,o kadar işlerinde iyiler ki,beni telefonda ikna edemeyince benden 1 saat zaman istediler..Telefonu kapadım,tercümanımı cebime soktum,arkama yaslandım,ve ''sıktı adamları,yediremediler bana bu hikayeyi''diye düşündüm..
1 saat sonra,balkonda bir patırdı bir gürültü..Korkuyla yerimden kalktım.Bir de ne göreyim..Hintli amca halısıyla birlikte bizim balkonda.....Ahhh !! O zaman ikna oldum işte...Hemen ayaküstü bana programımı anlattı...Akşam 20.00 da beni balkondan alacak,önce Viyana,Roma ,Paris semaları....Londra'da Mr.Chow'da akşam yemeği..Sonra ver elini Newyork semalar,orada yeniyıla hoşgeldin partisi..Daha sonra Tokyo,Sidney ve sabah saat00.80 bizim balkon..Haa ,bu arada sürekli havada değilsin,her şehirde şehir turu da var..Bir de tabikiii limitsiz içkiiii...Hem de Don Perignon !!!!
Ehhh artık adama ne diyeyim..El şıkıştık,beni dolandırmasın diye bir sürü kontrat imzalattım..(bir de yılbaşı gecesi programsız kalırım filan aman haaa).Adam uçan halısına atladığı gibi gitti..
Anlayacağınız,benim yılbaşı programım bu..Darısı başınıza.....
Kıskanmayın,sizin de olur !!!!
Hahahaaaaaaa
NOT:Bu arada yeni yılın ilk günlerinde size bu muhteşem gecemi anlatırımmm...
fulya
LÜZUMSUZ YORUMLAR EFENDİSİNE GÖNDERİDİR !!!!!!!!!!!
EY!!! İsimsiz yorumcu......
Vallahi güleyim mi ağlayayım mı bilemedim...Blogumu bu ne takip yaaaa... Kasım 2009 da yazdığım ''İŞ Mİ BU YAAA'' adlı yazıma gönderdiğiniz bir sene sonraki (30//11/2010) yorumu ancak bugün farkettim..Denetime takılıp kalmış da.....
Benim yazılarımı okumak zorunda değilsiniz..Size çok acayip gelebilir..Hiçbiri hakaret için yazılmış şeyler değildir....Kimse benim DİN İNANCIMI sorgulayamaz...Ve inanıyorum ki SİZDEN daha fazla müslümanımdır...
Eğer bu lüzumsuz yorumunuzun altına adınızı yazma CESARETİNİ gösterseydiniz,(her ne kadar yorumunuzda cümle düşüklükleri olsa da ) blogumda yayınlardım...
Bir daha ki sefer adınızı yorumunuzun altına bırakabilirseniz ,gösterdiğiniz medeni cesaret için sizi kutlayabilirim!!!! Ama şimdi size sadece gülüyorummm!!!!!!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




























